Çin’de geliştirilen helyumla doldurulmuş hava türbinleri, binlerce metre yükseklikte rüzgâr enerjisi üreterek elektriği kablolarla yere iletmeyi hedefliyor. SAWES adı verilen sistemin en yeni prototipi, 2 bin metre irtifada gerçekleştirdiği testte elektrik şebekesine bağlanmayı başardı
CNN International’ın haberine göre Çin’de birçok araştırma kurumunun yer aldığı bir Ar-Ge projesi kapsamında büyük ölçekli yüzen türbin prototipleri geliştirildi. Helyumla doldurulan aerostatlar (hava gemisi benzeri platformlar), ürettikleri elektriği bağlı oldukları kablo aracılığıyla yere iletiyor.
Binlerce metre yükseklikte havada kalabilen bu sistemlerin, geleneksel rüzgar türbinlerine taşınabilir ve çevresel etkisi düşük bir alternatif olması hedefleniyor.
Proje, Pekin’de bulunan Tsinghua Üniversitesi öncülüğünde yürütülüyor. Girişim, Beijing SAWES Energy Technology Co., Ltd. adlı startup ile iş birliği içinde geliştiriliyor.
“Stratospheric Airborne Wind Energy Systems (SAWES)” adı verilen sistemin ilk prototipi Ekim 2024’te tanıtıldı. O tarihten bu yana geliştirilen modeller hem boyut hem de uçuş irtifası açısından büyütüldü.
Şirketin açıkladığına göre en yeni model olan SAWES Type S2000, megavat sınıfında enerji üreten ilk havadan rüzgar enerji sistemi olma özelliğini taşıyor.
2 bin metre yükseklikte test edildi
S2000 modeli Ocak ayında Çin’in Sichuan eyaletindeki Yibin kentinde test edildi.
Test sırasında sistem:
- 2 bin metre (6.600 feet) yüksekliğe ulaştı
- Elektrik şebekesine bağlanmayı başardı
- 385 kilovat saat elektrik üretti
- Bu miktar, ortalama bir ABD hanesinin yaklaşık 13 günlük elektrik tüketimine eşdeğer.
Dev boyutlu hava türbini
SAWES S2000’in teknik özellikleri şöyle:
- Uzunluk: 60 metre
- Yükseklik ve genişlik: 40 metre
- Türbin sayısı: 12
- Toplam güç kapasitesi: 3 megavat
- Karşılaştırma yapmak gerekirse, Çinli Dongfang Electric Corporation tarafından üretilen dünyanın en güçlü rüzgar türbini yaklaşık 340 metre yüksekliğinde ve 26 megavat kapasiteye sahip.
Çevresel etkisi daha düşük
Projede yer alan Pekin Üniversitesi Büyük Veri Araştırma Doçenti Jianxiao Wang, SAWES sisteminin geleneksel türbinlere göre önemli çevresel avantajlar sunduğunu belirtti.
Wang’a göre sistem geleneksel türbinlere göre %90’a kadar daha az malzeme kullanıyor, beton temele ihtiyaç duymuyor, çelik kule gerektirmiyor, toprak ekosistemine müdahaleyi büyük ölçüde azaltıyor.
Yapay zeka ile rüzgar takibi
Sistemin en dikkat çekici özelliği, atmosferi bir avcı gibi taraması. Gelişmiş atmosfer modelleme ve yapay zeka algoritmalarını kullanan SAWES platformları, en verimli rüzgar hızını yakalamak için otomatik olarak irtifa değiştirebiliyor. Hafif kompozit kumaşlardan üretilen ve helyum sızıntısını minimize eden bu yapılar, sabit türbinlere göre çok daha stabil ve yüksek bir enerji üretim kapasitesi vaat ediyor.
Geleneksel santrallerin kurulmasının imkansız olduğu dar kıyı şeritleri, koruma altındaki adalar veya afet bölgeleri sistemin ana hedef kitlesi. Sönük halde taşınabilmesi sayesinde her yere kolayca nakledilebilen bu uçan santraller, özellikle şebeke dışı uzak bölgeler için bir can simidi niteliği taşıyor. Çin’in Guangdong eyaletindeki adalarda bu teknolojinin ilk ticari adımlarının atılması bekleniyor.
Sadece enerji değil aynı zamanda bir veri merkezi
Projenin gelecek vizyonu “AeroMatrix” adıyla anılıyor. Bu konsept kapsamında, gökyüzündeki platformlar sadece elektrik üretmekle kalmayacak; aynı zamanda kablosuz iletişim baz istasyonu, drone şarj noktası ve yerel veri işleme merkezi olarak çok amaçlı hizmet verecek. Ancak bu vizyonun önündeki en büyük engel teknoloji değil, havacılık kuralları.
Bir uçağın uçuş irtifasında sabit duran bu devasa yapıların, sivil havacılık yönetmelikleriyle nasıl uyumlu hale geleceği hala tartışma konusu.
Kaynak:
06/03/2026


