Gürol Sözen’in “Siyahın Karası, Beyazın Akçası” başlıklı sergisi, ARK Kültür’de sanatseverlerle buluşuyor. 19 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek sergide sanatçı, siyah ve beyazın en yalın ve en derin anlamlarını sorguluyor.
Ressam, yazar ve sanat tarihçisi kimliğiyle tanınan Sözen; eserlerinde yalnızca renkleri değil, aynı zamanda zaman, hafıza ve toplumsal izleri de ele alıyor. Sanatçının daha önce hayata geçirdiği “1919-23 Destan ve Onlar” projesi ile çocuklara yönelik yayımlanan kitaplarının ardından bu sergi, onun sanat yolculuğunda yeni bir durak olarak öne çıkıyor.
Sözen, çalışmalarında Rembrandt’ın siyah ve beyaz kullanımındaki derinlikten ilham aldığını belirterek, figüratif ve soyut eserlerinde bu iki rengin taşıdığı gizemin peşine düştüğünü ifade ediyor. Sanatçıya göre bu sergi bir “kovalamaca” değil; yaşamın birikimi, tortusu ve bir hesaplaşma alanı.
Sergide, Cumhuriyet’in izlerinden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, adsız kahramanlardan kadınlara kadar geniş bir toplumsal hafıza yer buluyor. Siyah ve beyazın karşıtlığı üzerinden ilerleyen anlatı, izleyiciyi hem bireysel hem de kolektif bir sorgulamaya davet ediyor.
Cihangir Batarya Sokak’ta bulunan ARK Kültür’de, mimar Gülfem Köseoğlu tarafından tasarlanan sergide 35 eser yer alıyor. Sözen’in yıllar içinde biriktirdiği desenler, yağlıboyalar, ikonlar ve heykeller; doğa, insan ve zaman arasındaki ilişkiyi şiirsel bir dille ortaya koyuyor.
Sanatçı, bu sergiyi bir “arınma” süreci olarak tanımlarken, Michelangelo’nun “fazlalıkları atmak” yaklaşımına gönderme yapıyor. Ona göre sanat, elekten geçenlerin özüyle kalabilmek ve o özü izleyiciyle paylaşabilmek.
Sergi, siyahın derinliği ile beyazın saflığı arasında kurulan güçlü karşıtlık üzerinden, izleyiciyi hem görsel hem düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.
Kaynak:
Tarih:25/04/2026
13:00


