Şeker Bayramı’nda zayıflama iğneleri ve Ramazan boyunca değişen beslenme alışkanlıkları sağlık açısından alarm verdi. Acil servislerde yoğunluk artarken, uzmanlar özellikle “kolay kilo verme” vaadiyle doktor kontrolü dışında kullanılan ilaçların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Ramazan’ın ardından gelen Şeker Bayramı ile birlikte beslenme düzeninde yaşanan ani değişiklikler ve zayıflama amacıyla kullanılan iğnelere artan ilgi, acil servislerde dikkat çeken bir yoğunluğa yol açtı. Uzmanlar, özellikle “kolay kilo verme” vaadiyle doktor kontrolü dışında kullanılan bu ilaçların ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Cumhuriyet’e konuşan acil tıp uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, son 3-4 haftada acil servislere bulantı, kusma, karın ağrısı ve geçmeyen ishal gibi şikâyetlerle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış yaşandığını ifade etti. Aydın, birkaç gün süren yoğun bulantı ve kusma şikâyetiyle başvuran bir hastanın öyküsünde, kilo verme amacıyla inkretin temelli enjektabl bir ilaç kullandığının tespit edildiğini aktardı.
Hastanın söz konusu ilacı tıbbi bir zorunluluktan ziyade “iştah kesici pratik bir çözüm” olarak değerlendirdiğini ifade eden Aydın, bu yaklaşımın barındırdığı risklere dikkat çekti. Aydın, kısa sürede gelişen bulantı, erken doyma hissi, kusma ve azalan sıvı tüketiminin hastayı daha ağır bir klinik tabloya sürükleyebileceğini vurguladı.
Yeme–pişmanlık–kusma döngüsü uyarısı
Fiziksel bulguların yanı sıra davranışsal sorunların da gözlendiğini belirten Aydın, “Bir hastam, bayramda yemek yedikten sonra gelişen bulantıyı ‘Yememem gerekiyordu’ şeklinde yorumladığını ve ardından kusmanın tekrar ettiğini ifade etti. Bir diğer hastam ise akşam yemeğine katıldığı bir davette ‘Çok az yedim ama midem taş gibi oldu, sonrasında kustum ve rahatladım’ dedi. Bu anlatımlar, fizyolojik etkilerin yanı sıra yeme–pişmanlık–kusma döngüsünün de geliştiğini ortaya koyuyor” diye ekledi.
Hekim takibi şart
Özellikle oruç döneminde azalan öğün sıklığı ve ardından gelen yoğun beslenme alışkanlıklarının, ilacın etkisiyle birleştiğinde tolere edilmesi zor bir tabloya yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Aydın, “Bu durum bazı hastalarda geçici bulantıyla sınırlı kalırken, bazılarında günler süren kusmaya kadar ilerleyebiliyor” dedi.
Tedavilerin doğru hasta seçimi, dikkatli doz ayarlaması ve yakın hekim takibi gerektirdiğini vurgulayan Aydın, “Aksi halde bulantı ve erken doyma gibi beklenen yan etkiler, bazı hastalarda sıvı kaybı, elektrolit dengesizlikleri ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi klinik müdahale gerektiren tablolara dönüşebilir. Unutmamak gerekir ki bu tedaviler ‘kolay kilo verme’ araçları değil, güçlü metabolik ilaçlardır. Oruç dönemleri de dahil olmak üzere kilo yönetiminde en güvenli yaklaşım; dengeli ve yeterli beslenme, yeterli sıvı alımı, öğün planlaması ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerine uyulmasıdır” diye konuştu.
Kaynak:
21:00
23/03/2026


