
Uluslararası bir araştırma, Z kuşağı erkeklerinin önemli bir bölümünün evlilik ve toplumsal cinsiyet rolleri konusunda daha geleneksel görüşlere sahip olduğunu ortaya koydu. The Guardian gazetesinin aktardığı ankete göre, genç erkeklerin yaklaşık üçte biri evlilikte kadının kocasına itaat etmesi gerektiğini düşünüyor.29 ülkede geniş katılımlı araştırmaAraştırma, küresel kamuoyu araştırma şirketi Ipsos tarafından gerçekleştirildi ve sonuçlar King’s College London tarafından değerlendirildi. Çalışmaya 29 farklı ülkeden toplam 23 bin kişi katıldı.Anket kapsamında özellikle 1997–2002 yılları arasında doğan Z kuşağı erkeklerinin görüşleri incelendi. Elde edilen verilere göre, bu gruptaki erkeklerin yaklaşık üçte biri, evlilikte önemli kararların son sözünün kocaya ait olması gerektiğini ifade etti.Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise kuşaklar arasındaki görüş farkı oldu. Aynı soruya 1946–1964 yılları arasında doğan daha yaşlı kuşakta yalnızca yüzde 13 oranında destek verildi.Geleneksel cinsiyet rolleri konusunda farklı görüşlerAnket sonuçları, Z kuşağı erkeklerinin bazı konularda daha geleneksel düşüncelere sahip olabileceğini gösteren başka veriler de ortaya koydu.Araştırmaya göre:Dört Z kuşağı erkeğinden biri, kadınların çok bağımsız veya tamamen kendine yeterli bir imaj sergilememesi gerektiğini düşünüyor. Bu görüşe yaşlı nesilde katılanların oranı ise yüzde 12 seviyesinde.Beş genç erkekten biri, “gerçek bir kadının” cinsel açıdan kışkırtıcı olmaması gerektiğini savunuyor. Aynı görüş yaşlı nesilde yalnızca yüzde 7 oranında görülüyor.Z kuşağı erkeklerinin yüzde 59’u, toplumsal cinsiyet eşitliği için yapılan çalışmaların gereğinden fazla olduğunu düşünüyor. Yaşlı nesilde bu oran yüzde 45 olarak ölçüldü. Araştırmacılar, bu sonuçların genç erkekler ile kadınlar arasında toplumsal cinsiyet konularında belirgin bir görüş farkı oluşabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.Uzmanlar “cinsiyet eşitliği konusunda boşluk” uyarısı yapıyor. Araştırmayı değerlendiren Heejung Chung, genç erkeklerin toplumsal konumları ve fırsatları konusunda kaygı yaşayabildiğini ifade etti. Chung’a göre bazı genç erkekler, toplumsal değişimlerin kendi konumlarını zayıflatabileceği düşüncesiyle daha geleneksel görüşlere yönelebiliyor. Chung, genç erkekler ile genç kadınlar arasında cinsiyet eşitliği konusunda bir algı farkı oluştuğunu belirterek bu durumun toplumsal tartışmaları da etkileyebileceğini söyledi. Uzmanlara göre bu tablo, özellikle genç kuşaklar arasında toplumsal cinsiyet rollerine dair farklı bakış açılarının giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Araştırmacılar, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için farklı ülkelerde kültürel, ekonomik ve sosyal faktörlerin de ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguluyor.


