Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, yarı iletken sektörünü de etkileyebilecek yeni bir krizi gündeme taşıdı. Boğazın kapanma ihtimali, özellikle Tayvan’daki üreticiler için sınırlı LNG stokları ve petrol rafinerilerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle çip tedarik zincirinde ciddi riskler oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma küresel yarı iletken tedarik zincirinde yeni bir sıkışma riski yaratıyor. Morgan Stanley’nin “Tech Bytes” raporuna göre, özellikle Tayvan’daki çip üreticileri için ortaya çıkabilecek LNG arzı sorunu ile batarya ve yarı iletken üretiminde kullanılan bazı kritik hammaddelerin tedarikinde yaşanabilecek aksamalar sektör açısından endişe kaynağı. Raporda ayrıca, çip ve batarya üretiminde kullanılan bazı maddeler için önemli olan kükürt tedarikinde de daralma ihtimaline dikkat çekiliyor.
Küresel teknoloji sektörü açısından en kritik risk ise Tayvan’ın enerji güvenliği. Ülkenin elektrik sistemi büyük ölçüde LNG ithalatına dayanıyor. Morgan Stanley analistlerine göre Tayvan’ın yaklaşık 11 günlük LNG stoğu bulunuyor ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması durumunda yarı iletken üretimi için gereken enerji arzı risk altına girebilir.
Üretim ve maliyet sorunu
Analistler, boğazda yaşanabilecek uzun süreli bir kesintinin çip üretimi için gerekli kesintisiz enerji akışını tehlikeye sokabileceğini belirtiyor. Riskin büyük ölçüde tek bir merkezde yoğunlaştığına da dikkat çekiliyor. Dünyadaki gelişmiş çiplerin yaklaşık yüzde 90’ını üreten Tayvan merkezli TSMC, ülkenin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 9–10’unu tek başına kullanıyor.
Uzmanlara göre kısa vadede en büyük tehdit üretimin tamamen durması değil, maliyetlerin hızla artması. Ancak enerji arzında yaşanabilecek küçük bir dalgalanma bile yapay zeka çipleri ve akıllı telefon işlemcileri gibi kritik ürünlerin küresel tedarikinde zincirleme etkilere yol açabilir.
Raporda ayrıca enerji riskine ek olarak kükürt tedarikindeki olası daralmaya da dikkat çekiliyor. Çip üretiminde kullanılan bakır ve kobalt gibi metallerin çıkarılması için gerekli sülfürik asidin üretimi, Körfez’deki rafineri faaliyetlerine bağlı. Bölgedeki rafinerilerin aksaması bu hammaddenin arzını da tehlikeye atabilir.
Teknoloji sektörüne çifte darbe
Morgan Stanley analistleri, kükürt arzında yaşanabilecek sıkışmanın yarı iletken tedarik zincirinde yeni sorunlar doğurabileceğini, bunun veri merkezleri ve elektrifikasyon projeleri üzerinde de etkili olabileceğini belirtiyor.
Öte yandan petrol fiyatlarındaki sert yükselişin teknoloji sektörü üzerinde ek baskı yaratabileceği de vurgulanıyor. Artan maliyetler ve tüketici harcamalarındaki zayıflama, teknoloji şirketlerinin hem üretim maliyetlerini artırabilir hem de donanım talebini azaltabilir. Bu durumun sektör için maliyet artışı ve talep düşüşünden oluşan “çifte darbe” anlamına gelebileceği ifade ediliyor.
Yatırımcıların odağı ise büyük ölçekli teknoloji şirketleri ve hiper ölçekleyicilerin artan enflasyonist baskılara ne ölçüde dayanabileceğinde yoğunlaşıyor. Sektör geçmişte tedarik zinciri krizlerini aşmayı başarmış olsa da enerji arzındaki riskler ve kimyasal hammadde kıtlığının birleşimi, elektronik sektörü için bölgesel risk primlerinin yükselmesine işaret ediyor.
Kaynak:
15/03/2026
19:00


