Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, halsizlik, çabuk yorulma ve saç dökülmesi gibi şikayetlerin yanı sıra yutma güçlüğü yaşayan kişilerde de demir eksikliği görülebileceğini belirtti. Kılıç, “Demir eksikliğinde bazen çok farklı belirtilerle de karşılaşabiliyoruz. Unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü ve yutma zorluğu bunlardan bazılarıdır. Hatta tıpta ‘pika’ olarak adlandırılan toprak, buz ya da deterjan gibi maddeleri yeme isteği bile demir eksikliğinin önemli bir işareti olabilir” ifadelerini kullandı.
OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, halsizlik, çabuk yorulma, saç dökülmesi, tırnak kırılması ve üşüme gibi sık görülen şikayetlerin yanı sıra özellikle yutma güçlüğü yaşayan hastalarda da demir eksikliğinin görülebileceğine dikkat çekti. Kılıç, bazı vakalarda bu eksikliğin Plummer-Vinson sendromu gibi beklenmedik tablolarla ortaya çıkabildiğini, erken tanı konulması durumunda ise basit bir demir tedavisiyle şikayetlerin kısa sürede giderilebildiğini ifade etti.
Demir eksikliği anemisinin mutlaka hekim kontrolünde takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, “Birçok kişi halsizlik ve benzeri şikayetleri stres ya da yoğun tempoya bağlıyor. Oysa çoğu zaman bu durumun altında demir eksikliği yatabiliyor. Demir eksikliği anemisi, dahiliye polikliniklerine yapılan başvurular arasında oldukça sık karşılaştığımız sağlık sorunlarından biridir. Aslında önlenmesi ve tedavisi nispeten kolay bir durumdur. Ancak çoğu zaman fark edilmediği için hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir” dedi.
Toprak, buz veya deterjan yeme isteği demir eksikliğinden kaynaklanabilir
Toplumda demir eksikliğiyle ilişkilendirilmediği için çoğu zaman fark edilmeyen bazı belirtilerin de bu durumdan kaynaklanabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, “Demir eksikliği birçok kişide halsizlik, çabuk yorulma, saç dökülmesi ve tırnak kırılması gibi şikayetlerle kendini gösterebilir. Bunun yanı sıra baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve solukluk da görülebilir. Bazı hastalarda tırnaklarda kaşık şeklinde incelme, ağız kenarlarında çatlaklar ve dilde hassasiyet oluşabilir. Ancak kimi zaman çok daha farklı belirtilerle de karşımıza çıkabilir. Unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü ve yutma zorluğu bunlardan bazılarıdır. Hatta tıpta ‘pika’ olarak adlandırılan toprak, buz ya da deterjan gibi maddeleri yeme isteği bile demir eksikliğinin önemli bir işareti olabilir” dedi.
Kılıç ayrıca bir hastasının yaşadığı süreci de örnek vererek şunları söyledi: “Yutma güçlüğü şikayetiyle yaklaşık üç ay boyunca farklı doktorlara başvuran bir hastam olmuştu. Kulak, burun boğaz ve genel cerrahi başta olmak üzere birçok branş tarafından değerlendirildi ancak bir neden bulunamadı. Daha sonra bana başvurduğunda yapılan tetkiklerde belirgin demir eksikliği tespit ettik. Demir eksikliğinin bazı durumlarda Plummer-Vinson sendromu dediğimiz tabloya yol açabildiğini biliyoruz. Hastaya demir tedavisi başlandı ve kısa süre içinde yutma güçlüğü tamamen ortadan kalktı. Bu örnek, demir eksikliğinin bazen beklenmedik belirtilerle ortaya çıkabileceğini gösteriyor.”
Vegan ve vejetaryen beslenenlerde demir eksikliği riski artabilir
Hastaların bazen herhangi bir şikâyeti olmasa bile rutin kan tahlilleri sırasında demir depolarının düşük olduğunun tespit edilebildiğini belirten Dr. Kılıç, “Demir eksikliği temelde iki nedene bağlı olarak ortaya çıkar: ya vücuda yeterli miktarda demir alınmıyordur ya da vücuttan demir kaybı yaşanıyordur. Gebelik döneminde bebeğin gelişimi için gerekli demirin büyük kısmı annenin depolarından karşılandığı için anne adaylarında eksiklik daha sık görülebilir. Özellikle genç kadınlarda yoğun adet kanamaları zamanla demir depolarının azalmasına yol açabilir. Kırmızı et tüketimi az olan kişilerde, vegan ve vejetaryen beslenenlerde de demir eksikliğine daha sık rastlanır. Bunun yanında mide ülseri, gastrit, bağırsak polipleri veya kolon kanseri gibi hastalıklar kronik kan kaybına neden olarak demir eksikliğine yol açabilir. Aspirin ve bazı ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı da mide mukozasında küçük kanamalara sebep olarak zamanla demir eksikliği gelişmesine neden olabilir. Bazı hastalar ise hiçbir şikâyeti olmadan yapılan rutin kan testlerinde demir depolarının düşük olduğunu öğrenir. Bu durumda ferritin olarak adlandırılan ve demir depolarını gösteren değerin düşük olduğu görülür. Böyle durumlarda yalnızca demir ilacı vermek yeterli olmaz; altta yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekir. Özellikle Helicobacter pylori olarak bilinen mide mikrobu ve çölyak hastalığı, demirin bağırsaklardan emilimini bozarak demir eksikliğine neden olabilir” dedi.
Demir eksikliğinin tedavisi çoğu durumda kolaydır
Demir eksikliği yaşayan bireylerin uygun tedaviyle kısa sürede sağlıklarına kavuşabileceklerini belirten Kılıç, şöyle konuştu:
“Demir eksikliğinin tedavisi çoğu zaman oldukça basittir ve demir takviyesi ile kısa sürede düzelme sağlanabilir. Ancak tedavi sürecinde yalnızca kan değerlerini düzeltmek yeterli değildir; eksikliğe neden olan durumun da ortaya çıkarılması gerekir. Özellikle kadınlarda adet kanamalarına bağlı demir eksikliği görülebilir. Genç kadınlarda depolar dolduktan sonra tekrar azalmaması için adet dönemlerinde destek amaçlı demir takviyesi almak faydalı olabilir. Ancak tedavinin dozu ve süresi mutlaka hekim önerisi doğrultusunda belirlenmelidir. İnsan vücudu bir eve benzer. Nasıl ki demiri eksik bir yapı sağlam olmaz ve zamanla çökerse, vücudunda yeterli demir bulunmayan bir kişi de zamanla güçten düşer. Enerjisi azalır, performansı düşer ve yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenir. Bu nedenle demir eksikliği basit gibi görünse de ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur. Erken fark edildiğinde tedavisi kolaydır ve hastaların yaşam kalitesini belirgin biçimde artırır.”
Kaynak:
17/03/2026
23.02


