Cihangir Atölye Sahnesi’nde (CAS) sahnelenen “Saloz’un Mavalı”, diktatörlük, sömürgecilik ve sınıf çatışmasını eleştirel bir bakışla ele alarak tiyatronun politik gücünü yeniden hatırlatıyor.
Asıl adı “Gesang vom Lusitanischen Popanz: mit Materialien” olan eser, 1970’lerin başında Can Yücel’in özgün çevirisiyle Türkçeye “Saloz’un Mavalı” olarak kazandırıldı. Bertolt Brecht’in ardından politik tiyatronun önemli isimlerinden sayılan Weiss, belgesel tiyatro akımının öncülerindendir. Saloz’un Mavalı, “Marat/Sade” ve “Soruşturma” gibi yapıtlarıyla yazarın kariyerinin en değerli taşlarını oluşturuyor. Ayrıca Çağlar Tanyeri ve Turgay Kurultay’ın dilimize kazandırdığı “Derinmenin Estetiği” (İletişim Yayınları, 2005) de Weiss’in teorik mirasının önemli örnekleri arasında. Oyun, 2020’den beri CAS’ta tiyatroseverlerle buluşuyor.
YANI BAŞIMIZDA
2017’de Arzu Gamze Kılınç ve Muhammet Uzuner tarafından kurulan CAS, mezun öğrencileriyle üretimlerini sahneye taşıyor. Saloz’un Mavalı da Muhammet Uzuner’in yönetiminde sergileniyor. Portekiz’de 1932’de iktidara gelen Antonio Salazar’ın 36 yıllık baskıcı ve sömürü odaklı yönetimi sahnede canlandırılırken, sömürgecilik, sınıf çatışması ve mülkiyet meseleleri eleştirel bir dille izleyiciye aktarılıyor.
Sahnede Alper İrvan, Aylin Gündüz, Barış Kaan Güven, Berfin Karatay, Boran Özsaygı, Can Seçki, Dorukhan Kenger, Furkan Özkan, Murat Aytekin, Onur Özer, Ömercan Çelebi, Selda Uyan ve Zuhal Atalay yer alıyor. Koreografisi Hicran Akın’a, ışık tasarımı Onur Alagöz’e, kukla tasarımı ve uygulaması Selda Uyan’a ait olan oyun, sahnedeki bezler ve kuklalarla faşizm ve sömürüyü sembolize ediyor. Didaktik ilerleyen akış, koreografi sayesinde izleyiciyle sürekli etkileşim sağlıyor. Oyun yaklaşık 60 dakika sürüyor ve ortaya çıkan gerçek şu: Sömürü, kölelik ve faşizm hâlâ yanı başımızda.
YÜCEL’İN ÖZGÜNLÜĞÜ
Saloz’un Mavalı, 1970’lerden bugüne farklı sahnelerde oynanmaya devam etti. Dünyada sömürü düzeninin, savaşların ve diktatörlüklerin şekil değiştirmesi nedeniyle metin hâlâ güncel. Can Yücel çevirisinin yarattığı “bizdenlik” unsuru ise oyunun değerini artırıyor. Örnekle: “Neymiş, efendim, devlet meseleleri demokratik yoldan halledilmeliymiş! Yani her bilmem-nesi kalkan Memiş idareye maslahatlık edecekmiş!…”
YAŞASIN TİYATRO
Oyun bu sezon son kez 26 Mart’ta sahnelense de önümüzdeki sezon da devam edecek. CAS’ın temel ilkeleri arasında “Kolektif düşünce ve davranışı önemser; yetenek ve bilgi düzeyi ne olursa olsun kolektif davranış geliştiremeyenler CAS’ta mutlu olamayabilir” maddesi dikkat çekiyor. Bu anlayışla sahneye taşınan “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!”, “Neredeyse Eşittir”, “Joko’nun Doğum Günü” gibi oyunlar izlemeye değer. Program ve detaylar için CAS’ın internet sitesi ziyaret edilebilir.
Tiyatro Günü geride kalmış olsa da CAS ve tüm ayakta kalmaya çalışan tiyatrolar için “Yaşasın tiyatro”ya “Tiyatrolar yaşasın” demek ve bunun altını doldurmak hepimizin görevi.
Kaynak:
Tarih:01/04/2026
18:35


